BOTOKS (BOTOX) UYGULAMA KLİNİĞİ

Üzüntü, sevinç, keder, mimiklerimiz, hava kirliliği, oksidanlar, güneş, genetik, yıllar vb. nedenlerle cildimizde azalan elastikiyet ve kollajen sentezi sonucunda oluşan çizgilerimizden kurtulmak için imdadımıza yetişen işlemlerden birisi de Botox uygulamalarıdır. Tedavide etkili bir yere sahip olan Botox hakkındaki yanlış kanı ve bilgilerin ortadan kalkması için konunun tarihi gelişimi ile ele alınmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz.

19.yüzyıl Avrupa’sında Botilinium zehirlenmelerinin daha çok ev yapımı sosislerden meydana geldiğinin anlaşılması üzerine çalışmalar bu alanda yoğunlaşmış ve Dr. Justinus Kerner sosislerden ilgili maddenin elde edilebileceğini ileri sürmüştür. Çalışmalar sonucu botilinium toksini elde edilmiş ve tarihte ilk kez 1822 yılında botoksun tedavide kullanılabileceği ileri sürülmüştür.

Bulunan toksine, tarihsel gelişiminden anlaşılacağı üzere; Latince sosis anlamına gelen botulus kelimesinden hareketle, botilinum toksini adı verilmiştir. Esasen terminolojik tarihi köken, yılan zehiri yanılsaması gibi pek çok yanlışın da cevabı niteliğindedir.

Emile Van Ermengem 1895 yılında, Clostridium Botilinum bakterisini saf olarak izole etmeyi başarmış ve devam eden çalışmalarda salgılanan botilinum toksininin; A,B,C1,C2,D,E,F ve G olarak adlandırılan sekiz alt tipi olduğu tespit edilmiştir. Bunlardan; toksin-A estetik amaçlı ve toksin-B ise daha çok nörolojik hastalıklarda kullanılmaktadır

Kısa ve özet olarak tarihi gelişime devam edecek olursak:

  • 1.Dr. Edvard J. Schant 1949 yılında ilk olarak Botilinum Toksin tip-A’yı saf olarak elde etmiştir.
  • 2.1953 yılında Dr. Vernon Brooks ilk olarak felçli bir hastada spazm çözmek amacıyla Botox kullanmıştır.
  • 3.Dr. Alan B. Scott 1978 yılında ilk olarak insan deneklerde Botox kullanımı için FDA onayı almıştır.
  • 4.Botox 1981 yılında ilk defa klinik hastalarda şaşılık tedavisinde kullanılmıştır.
  • 5.1982 yılında şaşılık ve blefarospazm tedavilerinde, Botox kullanımı, FDA tarafından onaylanmıştır.
  • 6.Botox için seri üretim izni FDA’den 1988 yılında alınmıştır.
  • 7.1995 yılında Botox Türkiye’de satılmaya başlanmıştır.
  • 8.FDA 2000 yılında tortikollis tedavisi için onay vermiştir.
  • 9.FDA ilk estetik amaçlı Botox kullanım onayını; alın, kaş çatma ve göz kenarı çizgileri olarak 2002 yılında vermiştir.
  • 10.FDA’in terlemeye için Botox kullanım onayı ise, 2004 yılına aittir..

Görüldüğü üzere Botox ilaç olarak, son 30 yıldır çeşitli hastalıkların tedavisinde ve estetik amaçla güvenle kullanılmaktadır.

Yaygın kullanım alanı bulan ve yüz güldürücü sonuçlar aldığımız ‘’Botox’’ adı esasen, söz konusu ilacı ilk üreten firma tarafından konulmuştur. Daha sonraları aynı etken madde ile farklı ticari isimlerde üretimler yapılmış olsa da; ülkemizde bu ilaç ve işlem ‘’Botox’’ olarak adlandırılmaya devam edilmiştir.

Hale hazırda Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış olan, Botox ve Dysport adlı iki ticari marka ülkemizde bulunmaktadır. Buradan farklı ticari markaların illegal ve işe yaramaz olduğu anlaşılmamalıdır. Almanya başta olmak üzere çeşitli ülke ve firmalar tarafından üretilen preparatlar (farklı ticari isimlerle) ilgili ülkelerde kullanılmaktadır.

Bunlardan bazıları: Xeomin, Azzalure, Medexall, Vistabel ve Lantox şeklinde sıralanabilir. Ancak Çin üretimi olan; BTXA, Rotox, Beauteous, BotoxinaA v.b. ticari isimli ilaçların hayvansal proteinler ihtiva etmesi nedeniyle sık allerjik reaksiyonlara yol açtığı bildirilmektedir.

Diğer yandan ülkemizde ruhsatsız olan Çin botoksu yasal olmayan yollarla yurda sokulmuş olacağından, soğuk zincir uygulanmamış olacaktır. Bu durum ilacın etkinliğini ayrıca olumsuz olarak etkileyecektir.

Estetik amaçlı kullanılan Botilinum toksin-A (Botox ve Dysport), birbirine disülfit bağıyla bağlı iki polipeptit zincirden oluşmaktadır. Protein yapıda olan molekül ısıya duyarlıdır. Bu nedenle, 72 derecede 12 dakika ve 80 derecede 6 dakikada inaktive olmaktadır. Moleküler bozulmalar dikkate alındığında, uzun süreli ve iyi bir sonuç elde edebilmek için hazırlanan ilacın 24 saat içinde kullanılması önerilmektedir.

Botox uygulamaları; şikayetler belirlendikten sonra, 10-15 dakika gibi kısa bir sürede yapılabilmektedir.

Estetik ve tedavi amacıyla verilen Botox; sinir-kas kavşağında Asetil Kolin salınımını önleyerek, sinir-kas iletimini bloke etmektedir.

Böylece verilen doza bağlı olarak bizi rahatsız eden kas aktiviteleri, ter bezi salgıları vb. önlemiş oluruz.

Beklenen sonuçlar uygulamayı takip eden 2. günde başlamakta ve tam olarak 10-14. günlerde kendini göstermektedir. Elde edilen etki 5-7 ay devam etmektedir. (İlaç yarılanma ömrü 3-4 aydır. Yeni kas-sinir bağlantısı ve etkinin tekrar başlaması 5-6 ayı bulmaktadır. Diğer yandan tekrarlayan uygulamalarla 7-8 aya kadar uzayan etkiler de mevcuttur.)

İşlem sonrasında sonuçların daha iyi olması için ilgili bölge kaslarının istemli çalıştırılması tavsiye edilebilir.

Bugüne kadar Botox ile ilgili ciddi bir yan etki görülmemiştir. Enjeksiyon sonrası verilen sıvı miktarına bağlı olarak, yaklaşık yarım saat süren mercimek-nohut büyüklüğünde ödem ve kızarıklıklar olabilir.

Ciltte morluk, özellikle kazayağı çizgilerine uygulama yapılan yerlerde görülebilir. Bunu önlemek için aspirin, ağrı kesiciler, sarımsak ve kan sulandırıcıların 10 gün öncesinden kullanılmaması tavsiye edilebilir. Morluk oluşması halinde K vitamini içeren kremler kullanılabilir. Meydana gelebilecek morluklar 1-2 hafta içinde geçmektedir. Görüntüden rahatsızlık duyulması halinde mevcut morluklar makyaj malzemesi ile kapatılabilir.

Işlem sonrası çok nadiren hafif asimetriler, göz kapağı düşüklüğü, kaş düşüklüğü, grip-nezle benzeri şikayetler, kas güçsüzlükleri olabilir. Bu yan etkiler Botox’un istenmeyen kaslara yayılması sonucu oluşabilmektedir. Botox’u uygulayan kişinin tecrübeli olması ve doğru yerlere uygulama yapması burada önem kazanmaktadır. Tüm bunlara rağmen yan etkiler, istenmeyen yerlere kaçmış olan düşük doz Botox nedeniyle meydana geldiği için 1-2 ayda hiç bir şey yapılmasa dahi kendiliğinden geçmektedir. Nadiren allerjik reaksiyonlar olabilmektedir.

Sık aralıklarla (3 aydan önce) yapılan yüksek doz (300 ünite ve üzeri) sonucunda Botox’a karşı bağışıklık gelişebilmektedir. Botox mucizesinden ömür boyu faydalanmak istiyorsak; sık ve yüksek doz uygulamalardan sakınmamız gerekmektedir.

Botox uygulamalarından sonra dikkat edilmesi gereken duırumları;

  • 1.4-6 saat öne eğilmemek, yatmamak
  • 2.4-6 saat soğuk ve 12 saat ılık su ile ilgili bölgeyi yıkamamak
  • 3.4 gün kas gevşetici kullanmamak. (ilaç-receptör bağlantısı 4. günde tam olarak gerçekleşmektedir.)
  • 4.Tercihen 4 gün uygulama bölgesine yönelik masaj, ağır egzersiz yapmamak ve tercihan yüksek miktar alkol almamak şeklinde sıralayabiliriz.

Botox yapılmaması gereken durumlar ise;

    1.Gebelik 2.Laktasyon 3.Nöromuskuler hastalıklar 4.Penisilamin, kinin, aminoglikozid, kalsiyum kanal blokeri gibi sinir kas kavşağını etkileyen ilaç kullanımı 5.Dismorfik bozukluğu olanlar 6.Aşırı beklentisi olanlar 7.Otoimmun hastalıklar 8.Botox veya bileşenlerine allerjisi olanlar 9.Şeklinde sıralanabilir. 10.Estetik ve tıbbi Botox uygulamaları, kontrendikasyonu bulunmamak kaydıyla 2-70 yaş arası herkese yapılabilmektedir.

Botox Kullanım alanları:

  • 1) Kırışıklık Tedavileri
  • -Alın bölgesindeki yatay çizgiler
  • -İki kaş arasında yer alan ve çatık kaş görünümüne yol açan çizgiler
  • -Her iki kaş yan taraflarının yukarı kaldırılması
  • -Her iki göz yan tarafında yer alan ve yüz yaşlanmasını gösteren çizgiler ve kırışıklıklar ( kazayağı çizgileri )
  • -Alt göz kapağındaki çizgiler ve kısık göz şikâyetinin düzeltilmesi,
  • -Kirpik-kaş mesafesinin artırılması
  • -Burun köküne yakın yer alan yatay çizgiler
  • -Burun ucunun kaldırılması
  • -Gülerken üst dişetinin görünmesi
  • -Üst ve alt dudaktaki dikey çizgiler ( sigara içimi çizgileri )
  • -Dudak köşelerinin yukarıya kaldırılması
  • -Alt dudak ile çene arasındaki yatay çizgi
  • -Çenedeki çakıl tası görünümünün giderilmesi ve çene cildinin daha pürüzsüz hale getirilmesi
  • -Boyundaki dikey bantların tedavisi,

  • 2)Terleme
  • -Koltuk altı
  • -El
  • -Ayak

  • 3) Nörolojik hastalıklar
  • -Migren
  • -Serebral palsi veya inmeye bağlı spastisiteler
  • -Tortikollis vb.

  • 4) Üroloji, göz hastalıkları, kadın hastalıkları ve diş hekimliği alanındaki diğer uygulamalar

  • 5)Mezobotox veya mikrobotox olarak adlandırılan uygulamalar.

Botox uygulamalarından; iyi, güzel ve istenilen sağlıklı sonuçların alınabilmesi için işlemin mutlaka konusunda uzman ve estetik öngörüsü olan hekim tarafından yapılması gerekmektedir.

İzmir Botoks|İzmir Botox